Bir garip yolcuyum; dünya hanında!
Gözüm yoktur, şöhretinde şanında!
Kıyamet çağının, riskli gününde,
Sorarım kendime; kande giderim?
Bir acip varlığım, menidir aslım!
Hayvandan farklıyım, insandır neslim.
Ne zaman acaba; o yâre vaslım?
“Gel” dese, mahbubum; koşar giderim.
Yollarım uzundur, çilesi fazla,
Şu nefsim o yola, yürümez hazla!
Diz çökmez gerçeğe, her işi nazla,
Ben böyle ahmakla, nere giderim?
kabire bakmazda, dünyaya bakar!
Güneşi beğenmez, mumunu yakar.
Kulluğa yanaşmaz, taatten bıkar,
Ben bunun elinde, mahvım hederim.
Hazırlık yapmaz, yan gelir yatar,
Fark etmez kervanı, giderken katar!
Her sözü gaftır, her hali hatar,
İterek, kakarak, zorla yederim.
Bir yanda iblis, bir yanda akran!
Bir yandan günaha, çağırır ekran.
Deliyi sollamış, çıldırmış şu kan!
Ben bunca deliyi, nasıl güderim?
Şu garip kuluna, medet ya kadir!
Bendeki bu dertler, dünyada nadir.
Demiyor ahbaplar; ”hey derdin nedir? ”
Ya Rabbi! Dünyadan şekva ederim!
Bırakma kulunu; yollarda naçar!
Sendeki miftahlar, çok kapı açar.
“Uç” desen bu garip; cennete uçar,
Ben illa rızanı, talep ederim!
10.09.2007.İzmiir.
Bünyamin DemircanKayıt Tarihi : 10.9.2007 12:20:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)