Bir elimde kahve,
Bir elimde yalnızlık…
Gece, varlığımı tartıyor sessizce.
Şehir uyuyor,
Ben “neden buradayım” sorusuyla uyanığım.
Kahvenin tadı acı,
Ama gerçekler de öyledir.
Tatlı olan şeyler
Çabuk tüketilir,
Acı olanlar kalıcıdır.
İnsan, en çok kalıcı olanla sınanır.
Bir masa, bir sandalye,
Bir de düşüncelerim.
Eşyalar az,
Anlam çok.
Yokluk bazen
Bir fazlalıktır;
İnsana kendini hatırlatan.
Bir elimde kahve,
Bir elimde yalnızlık…
Yalnızlık bir eksilme değil,
Bir yüzleşmedir.
Kalabalıkta kaçtığım sorular
Burada beni bekler.
Zaman geçmiyor,
Zaman düşünülüyor.
Geçmiş dediğim şey
Hatırladığım kadar,
Gelecek dediğim
Cesaret edebildiğim kadar.
Aynaya bakıyorum;
Gördüğüm yüz
Ben miyim,
Yoksa alıştığım hâlim mi?
İnsan bazen
Kendisine bile yabancılaşır,
Ama yabancılaşmak
Anlamaya atılan ilk adımdır.
Bir elimde kahve,
Bir elimde yalnızlık…
Sessizlik konuşuyor bu gece.
Diyor ki:
“Her gidiş bir kayıp değildir,
Bazıları yükten kurtuluştur.”
Ne herkes doğruydu,
Ne ben masumdum.
Hayat,
Haklılar ve haksızlardan çok
Uyananlar ve uyuyanlarla dolu.
Yalnızlık bana şunu öğretti:
İnsan,
Bir başkasına tutunarak değil,
Kendine dayanarak var olur.
Ve var olmak,
Sevilmekten önce gelir.
Bir elimde kahve,
Bir elimde yalnızlık…
Artık biliyorum:
Kendine yetebilen insan
Kimseye muhtaç değildir,
Ama herkesi anlayabilecek kadar derindir.
Bu gece yalnızım.
Ve ilk kez
Bu hâlimle tamamım.
AYGÜLZADE ✍🏻...
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 03:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!