Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku. Derin bir deniz , derin bir kuyu. Boğulmak ve kaybolmak istiyor insan. Bu kadar mı vazgeçmek kolay diye düşünüyor insan. Düşündüğü anda bile yüreği meyil ediyor kaybolmalara. Düşünüyorum da çoğu zaman resminle baş başa. Saçlarının omuzlarından aşağı düşüşüne takılıyor gözlerim. Bu kadar mı güzel olur bir intihar. Kim günah işlemiş gözüyle bakabilir böyle düşerken saçlarının her bir teline. Gözlerimi kapattığımda , gözkapaklarımın altında resmin çizilmişcesine yüreğime düşüşün , içime süzülüşün ve düşüncelerimde uyuyuşun. Tutamam ki kaskatı yüreğimi sen böyle düşersen içime. İşte bu sebeptendir sana yolladığım istikamete devirip gözlerimi , her bir cümlemi devirmem. Ne bir nefes alabilirim resminin karşısında , ne bir nefese yetecek kadar doldurabilirim gözlerimde ki seni. Derin bir nefes almaya alışıyorum sen geldiğinden beridir. Sen ne kadar hoş geliyorsun. Sen ne kadar sağlık , sıhat dolu geliyorsun ve ben ne kadar da hoş buluyorum gelişlerini. 70' lerin siyah beyaz bir sinama filmi gibi. Tek kopyası avuçlarımın içinde sanki. Bu hayatın bana en büyük jesti gibi. Mutluyum bayram sabahına gözlerine açmış yedi yaşında bir çocuk gibi ve varlığın bir atlı karınca mutluluğu bana.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta