Bir doğuş Hikayesi Şiiri - Müzeyyen Boyraz

Bir doğuş Hikayesi

1963 ilkbaharının 1 Nisan gününde;
Anne dokuz aylık hamile karnı burnunda,
At üstünde yenge gittiği bir düğünde,
Ha doğurdu ha doğuracak telaşında,
Ama yine keyifle halay başı çekmekte…
Saatler gece yarısının tik takında;
Karanlıkta belini büken bir acıyla,
Anne koşar eve yenge tacı başında,
Kara kuru bir kız çocuğu doğurmakta,
Mutluluk sevincine inat derin sancıyla…
Anne aceleyle kendisi keser göbeğini,
Sarıp sarmalar kucağına alır bebeğini,
Kapıya gelen meraklıları öyle karşılar.
“Geçmiş olsunlar ve hayır dilekleri” derken;
Herkesi aynı anda sanki böyle şakalar…
Daha önce her seferinde ummuştu;
Ama üst üste iki erkek çocuk doğurmuştu…
Onlar ille de kız olsun istediler;
Bu uğurda dört cenin de yediler…
Sonunda bu şekilde kız çocuğu buldular
Ve babaanneyi büyük sevince boğdular…
Çünkü olmamıştı onun bir tane bile kızı,
Bu yüzden gelini kesmedi hamilelikte hızı…
Oğul yirmi altısında kara yağız delikanlıydı
Ve sevmişti on üçünde taze güzel gelini…
O gelin ki; yaşı çok küçüktü belki ama;
Köyün en gelişmiş görkemli güzeliydi…
Yılları hasretle bir birine ekleyerek;
Beş koca sene evlenmeyi beklediler
Ve on sekizine gelince nikahını ettiler…
Peş peşe iki oğul verdi güzel gelin,
Biri sırtında biri kucağında gezdirdi
Ve ikisini de aynı memeden emzirdi…
Ama onlar ille de kız olsun istediler.
Dedik ya; arada dört cenin de yediler
Kız olacağı bu günü umutla beklediler
Ve 1 Nisan şakasında muratlarına erdiler…

Müzeyyen Boyraz
Kayıt Tarihi : 29.5.2009 21:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Müzeyyen Boyraz