Gözlerine baktığı ilk anda avuçlamıştı göz bebeklerinde yanıp sönen kırmızı noktayı. Belli ki sonu yakındı. Ömrün son demlerini keyiflendirmeyi istedi. Dudak kenarlarındaki davetkâr gülümseyişle elini uzattı.
-Sevindim geldiğine
Adam daha da geniş bir gülümseyişle 'ben de… ben de' dedi.
-Ne zamandır bekliyorsun beni?
-Yaklaşık 2 aydır.
İkisinin de gözleri aynı sıcak davetle birbirini çekiyordu. Bir gebe susku bulutu aralarında duruyordu. İlk önce adam üfledi. Elini uzatıp kadının elini tuttu. Hafifçe sıkarak kendine çekti.
-Hadi gel…
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



