Bir ses geliyor dışarıdan,
Sanki gece bile anlamış gibi niyetimi...
Pencereme çarpan onlarca yıllık selvi
İncecik dalları ile yalvarıyor
"Gitme! kal .
Hiç değilse bir nefescik daha"
Kalamam demek zor
Gitmek ise tutmuş elimi bir defa
İstesem de bırakmaz artık
Yastığımda kalan son sıcaklık,
Bir yabancının vedası kadar uzak şimdi.
Odamın köşesinde biriken gölgeler,
Sanki birer birer el sallıyorlar bana,
"Bitti" diyorlar, "yükün ağır, yolun kısa."
Zamanın durduğunu sanırdım hep,
Oysa şimdi akıyor parmaklarımın arasından.
Bir kağıt, bir kalem, bir de kırık ayna;
Aynadaki ben, bana öyle yabancı ki...
Gözlerimde fer kalmamış,
Sadece bir boşluk ve
İçine dünyaları sığdırdığım
O uçsuz bucaksız yorgunluk.
Mürekkebim tükenmekte, nefesim gibi,
Son sözlerimi asıyorum geceye.
Kızmayın bana, ya da acımayın sakın,
Ben sadece erkenci bir yolcuyum,
Güneş doğmadan evine dönmek isteyen...
Üzgünüm selvi ağacı ve üzgünüm dünya,
Uykusuz geçen gecelerin hatırına;
Söndürün ışıkları,
Ben artık rüya görmek istemiyorum.
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 17:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!