İsli gaz lambasının yağlı katran kokusu
ve titrek ışığında bir çocuğun uykusu
silindir sobaların kızaran yanakları
mevsimin ürpertici uğuldayan rüzgârı
siyah beyaz ekranda cızırtılı görüntü
batan günün ardına teyellenen bir türkü
sütbeyaz duvarlarda asılı hayallerim
kaygılardan âzâde o çocuksu hallerim
elimden kayıp giden bir devri hatırlatır
gönlüme esrârengiz hikâyeler anlatır
kaf dağında s/alınan büyülü düşlerimiz
içtendi, sıcacıktı gamsız gülüşlerimiz
aynı kaba sallanan kaşıkların sesinde
herkes ayrı hülyada bir bulut tepesinde
sokaktan devşirilmiş katmerli n/asırlarla
dönerdik evimize her akşam, ne sırlarla
ev kalabalık, sıcak, yüzlerde tebessümler
âsûde bir huzurla mesrûr geçerdi günler
ve canlanır gözümde nefes veren bir b/akış
yüzünde yoksulluğun izlerinden bir nakış
lâkin öyle asâlet bulut/su gözlerinde
yorgun bir onur saklar yürek dehlizlerinde
ey benim eskimeyen, geçmeyen yürek sızım
titrer kalbim, aksine sen vurunca an/sızın
yaz sıcağında gölgem, zemheride örtümdün
bir nazlı zerrin gibi yüreğime gömüldün
göğümde yıldız iken kayıverdin meçhule
bilsen çocuk kalbimi koyuverdin ne hale
bir yangın, bir tufan, gidişin bir afetti
med vaktine uyanan hicran ki kıyametti
görmedim senden başka sabrı dağlardan yüce
tüm hüzünler sönerdi sen içime gülünce
d/izine yasladığım saçlarımı okşarken
sükûnet soluklardım elinde elim varken
nazlanırdım özgürce, bazen de abartarak
hırçınlığa dönerdi serzenişim artarak
öyle ki başarırdım taşırmayı sabrını
ve çekerdim üstüme öfkeli nazarını
küskün akşam üstleri çöküp duvar dibine
suçlu bakışlarını mıhlayıp gökyüzüne
bir el işaretine kilitlenmiş bir çocuk
tenini titretirken gün aşırı yorgunluk
yıldızlar hiç bu kadar ışıltılı olmazdı
hiçbir yere bu çocuk, bu denli sokulmazdı
yalnızca annesinin müşfik sığınağına
bırakırdı kendini büyülü kucağına
unuturdu ne varsa yüreğini daraltan
bir serçenin kalbiydi çocuk göğsünde atan
dalardı rüyaların tılsımlı bahçesine
dudağından dökülen cennetlerin sesine
uzaktı tam o anda tüm kederi dünyanın
bilmezdi tekrarı yok o ferhunde zamanın
özlüyorum anne mesut çocukluğumu
o mazinin içinde, en çok senin kokunu...
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 09:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Erken kaybettiğim anne ve onun vesileyle çocukluk yılları özlemiyle yazıldı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!