Titreyen ellerle dökebilmek kışı boş sayfalara.
Her rüzgâr sesinde ürpermek ama ürperdikçe daha çok sevebilmek her şeyi korkuya kızmadan.
Bir köşeden güneşin sıcaklığıyla ısıtabilmek bu sevgi dolu gönülleri dondurucu kar altında.
Gökyüzünün maviliğini tanımak ona bu kadar yabancılaştıktan sonra.
Yazın birer dost kışın ise heybetli bakışlara sahip dağlara bakabilmek buğulu bakışların ardından ve soğuktan damlayan gözyaşlarını silmek sayfalarda.
Yapraklarından ayrılmış ağaçlarla gidermek yalnızlığı.
Bulutları anlamak yağmur yağdıktan sonra ve her nefeste özlemek hatıraları.
Biri bir koca görür rüyasında:
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.
Devamını Oku
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.



