BİR CAN BORCU
(Sarolların İsmet Seymen)
*
Bizim çocukluğumuzda oğlan çocukların sabahtan akşama kadar çayırda, ovada öküz gütmeleri (otlatmaları) alın yazıları gibiydi. Hele sizden küçük erkek kardeşiniz yoksa bu görev askerlik çağına kadar sürüp giderdi...
*
Sabah gün doğarken anamız bizi zar zor uyandırır, “Oğlum kuşluk vakti oldu, baban çifti bitirmek üzeredir,” der ve hazırladığı katık (azık) torbamızı sırtımıza sarar, yola düşerdik. Katık torbamızı bez bir kemerle önden çaprazlama bağlar; biz koştukça yağdan kaskatı olmuş alta ucu belimizi döverdi. İçinde haşhaş yağlı ekmek, katmer, haşlanmış yumurta, patates, kekik, kese yoğurdu gibi katıklar olurdu. Bu azıklar çocuğun ailesinin yoksulluk, varsıllık durumuna göre değişirdi. Yalnızca çavdar ekmeği ve bir çıkın kekikle günü geçirenler olduğu gibi türlü türlü yiyeceği olanlar da vardı. En güzel duygu çayırda geniş bir sofra kurup herkesin yiyeceğini birbiriyle paylaşmasıydı.
*
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta