Şiir, insanlık tarihi kadar eskidir. Şiir, yeryüzünde insanlığın görünmesiyle birlikte başlamıştır.
İnsanlığın ilk göz ağrısıdır. Onun için her insan, özellikle ilk gençlik çağlarında eline kalemi kâğıdı alıp şiir yazar hala.
Duygularını şiirle dile getirir.
Her insan doğuştan şairdir demek mümkündür.
Hayatın hengâmesi içerisinde, ilerleyen yıllarda insanların büyük çoğunluğu şiir yazmayı bıraksa da hayata şiirsever olarak devam eder.
Yani insanlar öldükten sonra da geride kalanlara mesajını mezar taşındaki dizelerle vermeye devam eder.
Eski Türklerin konuşma dili akıcıdır, şiirseldir.
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta