Sen miydin sessiz sessiz giden
Zamansız dört duvar pençesinde kayboldum
Kaybolan yılların unutulmuş Aşk adamıyım
Gerçeğe dönüş masalım sen gidince başladı
Güçsüz olduğum gerçeklerin,
Yüzsüz mevsimin solgun akşamlarında kayboldum.
Değişimlerden artık yoruldum,
Yorulduğum gerçeklerden kurtuldum.
Affedilmeyen bir mahkumum, dört duvar pençesinde...
Araf’ta kaldım, paragrafta değilim.
Uçamıyorum özgürlük kuşları gibi,
Toprağın altında değilim...
Kurtuluşu olanlar gibi,
On metrelik toplu bir mezarın içindeyim.
Yani sensin bu rüyanın nedeni.
Bir mazisin...
Ben ise gerçeklerin yorgun mahkumuyum.
Gerçeklerden kaçan bir göçebeyim,
El pençe hayatın içindeyim.
Yolumun hayat döngüsündeyim,
Tek kahraman benim.
Yalnız ve Esareti bilen biriyim,
Sınırsız adımların ötesindeyim.
Sınır ötesindeyim...
Sen bir adım ötedesin,
Ben sınırı belli olmayan bir kafesteyim.
Sen adı belli olmayan isimlerin içindesin,
Ben isimsiz kahramanların sevenleriyim.
Öyle ya, ben sevmeyi bilenlerdenim.
Sevginin peşinde bir yolcuyum,
Sevilmeyi unuttum.
Sevilmenin ne olduğunu bilemez oldum,
Sevgiye dair LAL yüreklere umut doldum.
Unutulunca umutlarımdan oldum...
Ne zaman sevgi sözcükleriyle dolsam,
Yazları kış olur...
Başlangıçlarım başlamadan son bulur.
Ne zaman volta atsam koğuş bahçesinde,
Duvarlar sınır olur sevgime.
Kendimi sınırlı sayarım bu gidişle,
Gidişinin sınır ötesindeyim..
Ötede kaybolmuş sınırlı kişilerle.
En büyük kişileşmiş,
Listemin başında sen varsın.
Yazılarımın anısı,
Şiirlerimin kelime hatası olan sevdiğim.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var...
Sensizliğin inceden inceye bölündüğü,
Senli ve sensiz hikayeler var.
ÖNDER YALAV
Önder YalavKayıt Tarihi : 6.2.2026 20:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!