Şimdi uzak o günler.
Bir başına salınan salıncak yalnızlığında kayboluyor uğultularında rüzgârların.
Her yer yemyeşil, gökyüzü masmavi olsa ne anlamı var?
Savrulmuşken başıboş yaşamın içinde örselenir sensiz yanım. Sen duymaz, duyumsayamazken beni…
Çocukça düşlerdi günbe gün yüreğimizde büyüyen, sen ve ben tutunup ipine salıncağın gökyüzüne yükselirken. Sevinç yüklüydü kahkahalarımız, gülmekten süzülürdü gözlerimizden yaş.
Her şey çok masumane, her şey çok gerçekti. El ele tutuşan ellerimiz, bakışan gözlerimiz gibi.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta