Seni ilk kucağıma aldığım günü
hiçbir takvim yazamaz kızım…
O gün zaman durdu,
dünya sustu,
ben ilk defa gerçekten adam oldum.
Avuç içim kadar küçüktün,
ama yüreğime sığmayacak kadar büyüktün.
Ağladığında korktum,
güldüğünde ağladım.
Çünkü ben seninle
kendi kalbimi tanıdım.
İlk adımını atarken
dizlerin titriyordu,
benim içim titriyordu.
Düştüğünde “kalk” dedim
ama içimden
“canım yanmasın diye ben düşeyim” diye dua ettim.
Saçlarını örmeyi beceremedim belki,
ama geceleri
üstün açılmasın diye
defalarca kontrol ettim.
Kimse incitmesin diye
dünyayla kavga etmeye hazırdım.
Büyüdün kızım…
Gözlerin hâlâ aynı,
ama bakışların başka.
Artık soruların daha zor,
hayallerin daha uzak.
Ben cevap veremesem bile
arkanda durmayı hiç bırakmadım.
Bir gün sessizce ağladığını gördüm,
“bir şey yok baba” dedin…
İşte o gün
ilk defa gerçekten yaşlandım.
Çünkü senin “iyiyim” dediğin yerde
benim yüreğim parçalandı.
Bil ki kızım,
sen üzülürken ben susarım,
sen ağlarken ben güçlüyüm sanarlar.
Ama geceleri
kimsenin görmediği yerde
adını fısıldayıp
dua eden bir baban var.
Gidersen arkanı dönüp bakma diyeceğim belki,
ama kalbim
her adımını sayacak.
Seversen üzülme diyeceğim,
ama sen üzülürsen
dünya bana dar olacak.
Bir gün saçlarıma ak düşerse,
ellerim titrer, sesim kısılırsa…
Bil ki kızım,
o eller seni taşımaktan yoruldu,
o ses seni çağırmaktan eskidi.
Ben güçlü dururum herkesin önünde,
ama sen benim
en zayıf yerimsin.
Bu hayatta
her şeyimi kaybetmeye razıyım,
bir tek seni değil.
Ve bir gün
bu baba susarsa…
Bil ki
son nefesimde bile
adını sayıklayan
bir yürek bıraktım sana.
Sen benim kızım değilsin sadece,
sen benim
duam,
umutlarım,
ve bu dünyadaki
en güzel imtihanımsın…
Aygül Zade ✍🏻
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 03:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!