Göz yaşı nasıl olur,nereye doğru akar.
Niye ayni mevsimde,her yıl çiçekler açar..
Mantık oyunu sanki,kıvılcımların dansı.
Varlıklardan hangisi,yakalar üstün şansı.
İnsan aslına döner,döner hep ayni devir.
Gücün yeterse eğer,durma tersine çevir.
Yönü var esen yelin,önceden belirlenmiş.
Seçilen zamanlarda,şeytanlar demirlenmiş.
Gönül gel gitme,vazgeç; halim harap,yorgunum.
Öyle bir haldeyim ki,çaresizim vurgunum.
Hayatın hileleri,gecelerime kabus.
Bütün varlıklar şimdi,dünyaya olmuş mahbus.
Kuruyan ırmaklardan,su değil ot da çıkmaz.
Beklenen ab-ı hayat,korkarım asla akmaz.
Artık kupkuru bir çöl,rüzgarlarda savrulur.
Yanık çileli bağrım,güneşlerde kavrulur.
Serin bir hava yok mu,bu yol nereye çıkar.
Bu nasıl halki her an,açsam ağzımı tıkar.
Hayattan isteklerim,az da olsun isterim.
Boşa gitmesin derim,dökülen her bir terim.
Bırakamam yarına,eksiğimiz kalmasın.
Yer yüzü güzellikle,benim için donansın.
İnsin yere yıldızlar,karanlığı kaldırsın.
Hazır dinç güçler hemen,engellere saldırsın.
Emrinde mi,bu cihan; sen kendini ne sandın.
Saltanatın hükmü ne,yine en aza kandın.
Sen önde giden sancak,kale burcuna bayrak.
Bak ayaklar altına,duran bir avuç toprak.
Kayıt Tarihi : 17.1.2009 22:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!