...// BİR AVUÇ TELAŞ...
Bugün mor renkler içinde
Usulcacık yürürken kaldırımlardan
Gülümse cisil cisil boşalan sulu sepken yağmurlara
Ayakların sular içinde kalırsa kalsın
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Harika bir anlatımla muhteşem bir şiir Kutluyorum Saygılar MEHMET KINDAP
muhteşem bir şiir kutluyorum yürek sesinizi saygımla tam puan+anto
yüreğine sağlık üstat
güzel şiire tşk.usta kaleme selam..
Üstadın dediği gibi, şiir sadece içinde bulunulan zamanı ve gidilmesi gereken yönü işaret eder. Ama bana kalırsa sadece bu kadar da değil kişinin iç dünyasının bütününü yansıtan bir olgudur ki;
Ay ışığı oyunları altında kararlı bir gölge olup
Bir adaya sığınır gibi kulaç kulaç sana varacağım.
Çünkü sen sığınabileceğim en tekin limansın
demişsiniz Hocam. Bütün bunlar şiirin içinde düşünsel ve anlamsal açıdan verilerdir. Ama şiir salt düşünsel ve anlamsal bir olgu da değildir. Ayrıca ehengi, estetiği, ritmi ve teknik özellikleri ile de niteliğinin boyutları sanatsal doyum ile paralellik gösteren bir olgudur. Ki Hocam bunları siz çok daha iyi bilirsiniz. Zaten şiirinizde de bütün bu doyumu bir şekilde alıyorum. Özellikle şiirinizin ritmi beni müziksel bir haza ulaştırıyor.
Tebrikle...
şair,dizlerle adeta dans ediyor...
kolayca yazılıvermiş gibi...ama her bir dizede şairin ustalığı görülüyor..
muhteşem bir anlatımdı can..
''Bugün mor renkler içinde
Usulcacık yürürken kaldırımlardan
Gülümse cisil cisil boşalan sulu sepken yağmurlara
Ayakların sular içinde kalırsa kalsın
Öldürmez ki adamı,ıslanabildiği kadar ıslansın...''
Baharın bereketi Nisan yağmurlarında yürüyen, uzun siyah saçlı, gamzeli yüzünü yağmurlara vermiş gülümseyen genç bir kadın belirdi gözlerimin önüne...
Bir filmin karesi gibi...
Tam puanımla kutluyor, saygılar sunuyorum.
Çok güzeldi...Hâlenur Kor
Serbest şiirin mimarına tebrikler olsun.
bir ara ıssız ada ve robinson geldi aklıma şiiri okurken. bir nefesle denizi dalgalandıran kaleme tebriklerimi sunuyorum. selam ve dua ile üstad.
Sedef işlemeli udun tellerinden dökülen
En kostak nağmeleri
Avazın çıktığı kadar haykırmak
Olsa olsa en çok sana yakışır
Bir avuç telaş içinde beni karşılarken
Yüzüme vuran rüzgara sinen nefesinle
‘’Buradayım ey sevgili’’ diyerek mırıldanışın yüreğimde yankılansın
=== Muhteşem ..Alkışlı/Yorum Hocam.. yüreğinizde yaşattığını müstesna duygularınıza ve sevdanıza sağlık.. sevgi dolu yüreğiniz hiç susmasın.. bu güzel Şiir alıp gidiyorum.. Tam puanımı Şiire...Selam,saygı ve sevgilerimi de size bırakıyorum.. nevzat uçar..)))
Bu şiir ile ilgili 110 tane yorum bulunmakta