Dışarıda uğuldayan, camı tıkırdatan bir rüzgâr.
Karanlığa bürünerek sohbet eden yıldızlar.
Sallanan, sallandıkça hışırdayan ağaçlar.
Yalnızlığa gömülüp düşünen beden ve garip duygular.
Yine başı iki elinin arasında garip manzarayı seyrediyor.
Fakat gözleri donuk, belli ki ümitsizce bakıyor.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




gözler haykırınca kulaklar duymaz
duyulacak ne varsa sızıyorsa gözyaşlardan yanaklara,
iz olup akacak
sahipsiz sokaklara...
'Karanlığa bürünerek sohbet eden yıldızlar'...çok güzel,duygusal,hüzünde var....tamamlamış şiirinizi....ellerinize sağlık.
kaleminize sağlık...sevgiler.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta