Uzaklardan bir feryat, incecik, camdan ince,
Küçük bir canlıdan kopar, sanki dert dağlayınca.
Meğer yere düşmüş emziği, bütün kederi buymuş,
Kimseler işitmez mi? Gök kubbe mi uyumuş?
O emziği yıkayıp sunmaktır bütün hüner,
Bir damla suyla silinir o devasa keder.
En güzel gülüşler o an, dudaklarda bir bahar,
Susar o minik fırtına, evren huzura dalar.
Derken bir başka ağlayış, biraz daha büyümüş,
Dizlerinde kan revan, sanki ömrü çürümüş.
Hangi zalim bisiklet devirdi bu hevesi?
Ne merhem kâr eder buna, ne sargının bezi,
İlle de "geçti yavrum" diyen o anne sesi...
O sestir yarayı saran, o sestir tek asası.
Fakat yaş ilerledikçe, yol aldıkça zamanda,
Neden duyulmaz olur feryadımız cihan da?
Dizimiz değil artık, kalbimiz kanayınca,
Sesimiz mi kısılır, yoksa dünya mı sağır?
Çocukken gürleyen o nida, şimdi neden bu kadar ağır?
Büyüdükçe insan, içine ağlarmış meğer,
Sesi kısılmaz lakin, kederi dilsizmiş meğer.
Kayıt Tarihi : 17.12.2022 13:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!