Gülüşlerinin cemreleriyle sokuldum düşlerine, günlerden özlem
Bülbülün çığlığına karıştı sesim, unutuluşun diğer adıymış elem
Kirpiğine toz değse incinirim, ölümdür sarılışlardaki hazin sitem
Sevdanın masalı iki kişiyle yazılır, hüzündür dokunuşları kül eden
Alevle sarmal olan bir kentin penceresinden bakıyorum aşka, ufkumda mavi sular, ruhumda yeşil ormanlar. Kuşlar polenlerini düşürüyor rüzgâr koyuna, dudakta nem, tende özlem, gönlümde elem. Hangi dağ alır beni koynuna söyle sevda bakışlım, gelmezse o çok özlediğimiz baharlar!
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



