Bir değil, bin gölü olan Bingöl'üm
Ne olursun saklama koynunda ölüm
Berrak sularda yıkanmışsın be gülüm
Hasretiz gurbette sana bülbülüm
Gönül ateşi ile pişmiş tandır ekmeğin
Yoğurmuş hamuru yorulmuş bileğin
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



