Müslümanım, diye bağırdık durduk.
Peki ne,abdestten üşendiğimiz?
Lüzumsuz işlerle bedeni yorduk.
Olmaz on dakika boşandığımız.
Bizde niyetlendik insan olmaya.
Derede dağdaki dumanlı devran
Haksızın, hırsızın hoş havasıdır
Seherde süzülüp semayı seyran
Dermansız dertlinin düş davasıdır
Ünlese de ünsüz ürür üşüyen
Her bildiğin kolay etme
Şaşar perişan olursun
Kimse ile alay etme
Düşer perişan olursun
Mahsul olmaz tuz ekersen
EMMOĞLU
Sizin oralarda havalar nasıl?
Sail burda el açmıyor emmoğlu
Her gün öle, öle tükendi nesil
Ezanı tanımaz kurânı bilmez
Müslümanım diyor eşşoğlu eşşek
İnançtan habersiz, imanı bilmez
Müslümanım diyor eşşoğlu eşşek
Alay eder; ''minareden bağırma''
Yaşlıları gözetmeye,şahtan ferman olaydı.
Kanayan yaralarıma,keşke derman olaydı.
Bu Dünya'nın zahmetine katlanmazdım boşuna.
Ellerinden öpülecek,evde anam olaydı.
Dünya'ya minnet etmezdim,can-ü canan olaydı.
Ey beşer gel hatırla ezelden ikrarını
Beden sana emanet boş harcama varını
Kâlu ve Belâ- diyen yoksa sen değilmisin?
Hakka verilen sözü unutabilirmisin?
Beşerde akıl olsa ikrarı var ezelden
Ayakların seni taşır, elin nedir ey deli
Ne alırsın, ne satarsın, malın nedir ey deli
Senden önce gelenlerin, bakmadın mı sonuna
Düny^'ya çalım atarsın, halin nedir ey deli
Bu diyar bir garip diyar, derinlere inen yok
Bakarken görmeyen gözü,açabildin mi gönül?
Gece,gündüz gaflettesin,bumudur ey divane?
Kerâmet hangisinde dir,seçebildin mi gönül?
Irmak mıdır,ırmaktaki su mudur, ey divane?
Bulutların yakıtı ne, semâ da, gezer durur.
Ey gafil Allahı tanımıyorsan,
Hiç yok yerden var verene iman et.
Rahmet denizine banamıyorsan,
Ağaçlarda bar verene iman et.
Ne hikmettir,yüz alıyor bir eken?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!