Bir mucize görünse bu hasreti def eden
Zararlarım silinir, kâr görünür kefeden
Geleceğini duysam bin yıllık mesafeden
Siyahlara bürünür saçımdaki aklarım
Bir anda yakın olur en ücra uzaklarım
Gönülde yetişen gül bahçesinden,
Ben sana dikensiz gül kopardım yar.
Ahenk te ekledim,bülbül sesinden.
Ben sana dikensiz gül kopardım yar.
Gül dalını diken kocatır diye.
On dört şubat sevgililer gününde yaralandım
Kalbime giren sızının adı anaymış meğer
Her yanımı ateş sardı tutuştum paralandım
İçimdeki kıvılcımın odu anaymş meğer
Dünya aleminde bir dara düştüm.
Ayrılık ateşi,köz imiş meğer.
Sevda diyarında avare düştüm.
Aşığı öldüren naz imiş meğer.
Gün be gün artıyor benim kederim.
Ömürden bir yıl daha,zaman aldı götürdü.
Gitsin ikibinyedi,gelsin ikibinsekiz.
Aziz misafir gibi,baş köşeye oturdu.
Oniki ay evlerde kalsın ikibinsekiz.
Geldiyse sefa geldi,yıla merhaba olsun
İÇİN İÇİN ERİDİ
Aylardır gözüne uyku, girmedi yoksulumun.
Yatmadı,yata bilmedi, içiniçin eridi.
Kimse perişan halini görmedi,yoksulumun.
Tütmedi,tüte bilmedi, için için eridi.
Yâ İlâhi, her zerre de varlığın, aşikâr-e.
Arı'da, Çiçek'te, Bal'da, zikr olur yüzbin kere.
Sana bir kez gönül veren, gidemez başka yere.
Geliş senden, dönüş sana, her gemi rotasında.
Tefekkür-ü tadan kulun, her bir eserden geçer.
Bu kış herşeyi bitirin,beklemeyin bu baharı
Kuş bile barındırmasın bu köstebek yuvaları
İnsanlığın yüz karası,o veled-i zinaları,
Temizlemeden dönmeyin siz, mehmetciklerim benim
Kara, kışa aldırmayın,er oğlu erlerim benim
Dün gece şehit atam yine geldi düşüme
Vuruldu, kızıl kanı kara toprağa aktı
Selamla mukavele gösterdi gülüşüme
Elim ile dokundum,kanı hâla sıcaktı
Zerre ziyan gelmemiş, göğsünde imanına
Dünya gel seninle hesaplaşalım
Kül Kerem'in, Köz Aslı'nın Kor benim
Aşkın mirasını gel paylaşalım
Bal Kerem'in Tuz Aslı'nın Lor benim
Bu gönülü nasıl yola getirsek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!