BİN SEVDA BİRDEN AÇAR
Unutur her şeyi beynim ilişince hayaline
Ilık yağmurlar düşer gün ışınıyla kış ortasında
Kırmızı güller tomurcuklanır buz bahçelerinde
Sevdanın serüveni maviliklerdedir dalga dalga
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hangi aşık vardır ki aşka bedel ödemesinler
Bin sevda birden açar güzelim gözlerinden......
Sevdanın öz tanımı bu sözler. Bir kaç kez okudum şiirinizi, çok güzeldi. Kutlarım. +10
Her mısraı,her yönüyle birbirinden harika mükemmel bir çalışma Can Dost Kalem.Tebriklerim,tam notum,selam ve sevgilerimle...
Güzel bir sevda şiiri okudum.Sevgi dolu yüreğinizi kutluyorum.Tam Puan+ ANT. Saygı ve sevgi ile kalın.
Hikmet Yurdaer
Sevgi ne güzel şey iyi olan her şeyi,ve yüreğinin sevgi dolu olması 'Samanlı'ğı seyran eder' çok güzeldi yüreğinize sağlık.sevgi ve saygılarımla.
Gözler, sevdanın yüzümüze asılmış fotoğrafıdır.
Tek kişilik bir galeri duvarında ve yalnız sevdayı karşılıklı yaşayanların görebileceği....
Kalemine, yüreğine sağlık sevgili Mehmet Sarı ...
Kutluyorum...
Beyin kırbacı altındadır amansız duyguların
Yalım yeliyle fısıldaşır dudakta gülücükler
Anlatımı olanaksız bir yangıdır odun ocağın
Hangi aşık vardır ki aşka bedel ödemesinler
Bin sevda birden açar güzelim gözlerinden
Çok mükemmel dost çokkk.Yüreğine sağlık,sabah sabah iyi geldi.Saygı ve selamlar..
masal lın içinden alamadım kendimi
öylesine güzelki kutluyorom saygılarımla
tebrikler şair.
güne şiirini okuyarak başladım... harika dizeler..
hangi aşk yoktur ki, acıya, ayrılığa, terkedilişe eğerli olmayan.. aşk, değil midir ki, ilişkinin bitimininden sonra başlayan? aşka gidebilecek yola çıkmaktır sadece birisiyle yaşanan ilişki...
'iki kişi birbirin iseverse bu mutluluk olur.. biri sever diğeri kaçarsa bu aşk olur, iki kişi birbirini de sevip de birleşemezlerse bu efsane olur' diyordu bir dizi film jeneriğinde..
hangisi güzel, hangisi yaşanası, hangisini ister beden, ruh yürek, bilmiyorum ama 'Bir yavru maral sekmektedir dik uçurumlardan'. o yavru maralanı sekerken dik uçurumlardan aşağıya doğru yuvarlanması çok acı-tıcı oluyor.
aşk birazcıkta 'bir yavru maralın sekerken dik uçurumlardan aşağılara yuvarlanması'sonrası yaşanan acının ruha verdiği haz değil midir?
dünyanın bir ucundan başkente düştü sesiniz..
yavru maralınız dik uçurumlardan hiç düşmesin
budur size tek dileğimiz..
tebrikler şairim..
Uzanır yıldızlara sallanı sallanı bir ince selvi
Sel değildir, sevdadır akar çağlayanlardan
Yaşam söner seninle, ve uzaklaşınca senden
Beyin kırbacı altındadır amansız duyguların
Yalım yeliyle fısıldaşır dudakta gülücükler
Anlatımı olanaksız bir yangıdır odun ocağın
Hangi aşık vardır ki aşka bedel ödemesinler ..
müthiş..
kutluyorum
namık cem
ellerinize sağlık...
Bu şiir ile ilgili 53 tane yorum bulunmakta