Aşağıdaki metin Ahmet Telli’nin imgelerle kurduğu kırılgan direnç, içe dönük sızı, sessiz toplumsal yaralanma ve yalın-yoğun dize karakteristiğine öykünerek oluşturulmuştur. Ona ait değildir; yalnızca poetikasından ilham alır.
Bilseydim
Bilseydim
rüzgârın omuzlarında böyle ağır taşıdığını akşamları,
bir gölge gibi geçip gitmezdim kendi içimden.
Bilseydim
suskunluğun en çok yarayı büyüttüğünü,
bir kelimeyi saklamazdım dudak kıyısında.
Sen ki
yalnızlığın içindeki en ince çıtırtı,
adın dokunduğunda bile kararan bir suyun
yeniden aydınlanışı…
Bilseydim
bir adımı eksik attığımda
bütün yolların başka bir yazgıya dönüştüğünü,
topladığım taşlara ayet sayardım
kırılmasın diye kalbinin kıyısı.
Şimdi geç kaldığım bir sözün eşiğinde duruyorum:
Biliyorum,
hiçbir şey tamamlanmıyor
yarım bırakılan bir sevdanın
ömründe.
Ve sen
yine de duy beni,
bilseydim
bu kadar üşüteceğini yokluğunun,
en sıcak yerimi saklardım
yanında,
hiç yitmesin diye.
Kayıt Tarihi : 17.11.2025 23:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!