Sen beni bilmezsin, bilemezsin,
Anlayamazsın beni.
Kirli ellerin,
Uzamış tırnakların olmadı,
Başını omuzların arasına sokarak
Ellerin cebinde,
Sigara ağzında yürümedin ıssız yollarda.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Kimsin, nerden geldin bilirim ben, aynı bulgurdu benimde kırık tahtadan soframda katığım, suya karışmış un ile yapılan çorba idi kışın soğuğunda ilacım... yırtıktı ayakkabım hep, parmaklarımı içine çekerek yürürdüm çıkmasınlar dışarıya diye, eskimiş çoraplardı ısıtsın diye giydiğim altı tül şeklinde... tanıyorum ben seni, sen komşumuz değildin ama.. yüreğini bilirim, benim kadar kırılgan kalmış bakışların, hüzün doludur şimdi senin satırların... çamurdan yapılan oyuncakların, ipten kırbacın varmıştır benim gibi... benim oyuncaklarımdı çelik çomak, hiç bebeğim olmadı nazlı kızlar gibi... sokaktaki erkek çocuklarla gezdim tozdum serseri bir ruhum oradan hatıradır bana... ben seni tanıyorum... sen o içimdeki yaramaz çocuğun arkadaşı değilmisin... sen çocukluğun hatıra defterindeki satırlar değil misin...
Yüreğine sağlık...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta