Senin ellerinden vurdum kendimi.
Senin bakışlarınla ateşe verdim gözlerimi.
Ben her gece sen olup,
öyle acıtıyorum kalbimi..
Oysa sen kimsin,nerdesin bilmiyorum bile..
Konuşsam anlarmısın ben anlarmıyım seni..? ?
O yaşlar benimde gözlerimde var..
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Senin ellerinden vurdum kendimi.
Senin bakışlarınla ateşe verdim gözlerimi.
Ben her gece sen olup,
öyle acıtıyorum kalbimi..
Oysa sen kimsin,nerdesin bilmiyorum bile..
Konuşsam anlarmısın ben anlarmıyım seni..? ?
....
bir hayal kahramanı mı yoksa gerçeğin hayal olması mı?
öyle ya da böyle olması neyi değiştirir ki aslında?...
belki de hiç birşeyi... ister kendi yarattığımız bir hayali kahraman olsun isterse gerçekten var olan bir kahraman .. bazen yaşarız bu durumu.. hiç görmediğimiz, hiç bilmedğimiz, hiç duymadığımız kahramanılarımınızın(ya da prenseslerimizin)sesine, görüntüsüne ve varlığına takılıp; peşine düşeriz...
aslında bu durum bizi kendimize getiren bir itiştir belki de... ya da kendimizi bizden götüren bir düşüş..
bilinmeyeni, gerçek ile hayal arasında duranı, gizemli olanı, ne kadar büyük bir hissediş ve ne kadar büyük bir özleyişle ve sevişle dile getirmişsiniz...
tebrikler şairim.. yürekten kutlarım...
harika bir şiir olmuş...:):):):
kutlarım bir hayli yoğun duygular girmiş dizelere hem seven delicesine hem kaçışlar var yangınler içinde .aslında bir tutkudur kendi hayalimizde yarattığımız nesne. biraz sıyrılsak, baksak çıplak gözle, belkide nefrete bile değmeyecektir. saygılar tam puanla kutluyorum hayırlı bayramlar.
Anlam derinliği olan ve çok güzel anlatılmış sevdaların şiiri..Bill Kaulitze ne demek bilmiyorum ama şiir çok şeyer söylüyor ve çok güzel.Tebrikler.........halilşakir
bir eşya gibi ordan oraya savrulmaya alıştım..
Yinede gel bi kere..
Bi parçam sağlam kaldı..
Onu sana vermek istiyorum..
Ellerine uzatıp kaybolmak istiyorum..
Gel nolur bi kere;
KALBİMİ sana vermek istiyorum..
MÜKEMMELLLL...
Bill Kaulitz'e ..., keşke ellerinden vurulmayacağınız, gözlerinden, bakışlarından yanmayacağınız ve kalbinizi acıtmayacağınız bir elbise giydirip maske taksaydınız yüzüne...
Ama o zaman da bu güzel şiir olmazdı ki...
Kutluyorum, yüreğinize sağlık olsun...
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta