Kalıtsal yorgunlukların sırası değildi biliyordum...
Ama nedense içimde taşımaya çalıştığım umutlarım
hep ağır geliyordu, yük oluyordu,
sırtıma dayanılmaz ağrılar biniyordu...
Kekeme muziplikler yeterli değildi yaşamda...
biliyordum...
Yüzüne bakıyorum sevgili...
alnındaki çizgileri yollarıma benzetiyorum
kahve fallarında hep kapalı çıkan...
ellerimdeki çizgilerle yüzleştiriyorum...
üç vakte kadar acılarım var diyorum...
hayat çizgin uzun
ama bendekiler sana kısa kalıyor diyor
ve üzüyorum kendimi...
Beden kaygısı taşımayan yorgunlukların sırası değildi biliyorum...
ve hep bu yüzden kendimi acıtıyorum...
Yüzüne bakıyorum sevgili...
dudaklarının pembeliğinin
ne kadar da yaşamsal olduğuna inandırıyorum kendimi..
dudağındaki yer yer oluşmuş ufak çatlakların üzerinde yürürken burkuyorum bileğimi...
yine sana düşüyorum...
her ve hep parantezlerinin içinde...
Sorgulandığımda
beni suçlu bulan soruların yorgunluklarını taşımanın sırası değildi biliyordum...
Kaderist aşamalar kaydedilmiyordu günlük felsefelerde...
ve ben asla fillozofu olmak istemedim adlandıramadığım duyguların...
perdelerim güne kapatırken kendini oyuncular makyajlarını temizliyorlar ...
kırılgan otlar bitiyor
ve sivri uçları duvarlarımdan açıyor gözlerini...
durmuş saatim yine doğruyu gösteriyor...
umarsızca koşuyorum...
umarsızca acıtıyorum...
Yüzüne bakıyorum sevgili...
gözlerin ....evet gözlerinde kalıyorum...
sırası değildi ama...
biliyorum...bu sefer biliyorum...
Kayıt Tarihi : 18.4.2001 19:22:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!