Bir oda, (pencere kenarında bir koltuk, koltukta da) ihtiyar bir adam.
Pencereden dışarıya (göz kırpmadan ve hareket etmeden) bakıyor.
Dışarıda (daha önce göremediği) bir şeyi görmeyi mi umuyor?
(Güzel orman) manzaranın tadını mı çıkarıyor?
Yoksa, dünyayı (bir orman olarak) mı biliyor?
(Diğer pencereden) dışarı hiç baktı mı,
(diğer odaların pencerelerinden) dışarı hiç baktı mı?
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Devamını Oku
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta