Sensin gözlerimde dalgalanan denizim,
Sensin biliyorum sevdiğim.
Bakınca gözlerine öylesine,
Güller serpesim geliyor yüzüne.
Bir gün ki geçse sensiz,
Zemin sessiz.
Ağırlığım yok mu?
Ayaklarım yere değiyor eminim.
Neden ses çıkmıyor?
Vurmayın ayaklarınızı yere artık.
Bir gün kalırsan karanlık sokakta,
Ben senin sokak lamban olurum!
Ölüm dediğimiz o son durakta,
Seninle kesilir soluğum.
Güçü olmakta çok güzel senin için,
Yorulup düşmekte.
Asıl mesele şarkımızı sonsuza dek söylemekte!
Ağız dolusu kan bu ağzımda gevelediğim.
Tükürmek istiyorum ürkek dualarımın üstüne.
Dizlerim her gün doğup kırılıyor.
Yürüdükçe lanet okuyorum tabiatın her zerresine.
Kapakları kapanmayan dolaplar ölüm saklı içinde,
Üç küçük kedi,
Üçü de siyah.
Bir tanesi çok tatlı,
Diğer ikisi de öyle.
Nefesleri vardı görgüsüz mutlulukları süpüren,
Ses çıkardı minik bedenlerinden.
Korkma birazdan geçer.
Çünkü sen çocuksun hayatın henüz büyütmediği.
Ağır aksak ilerlesede güzel günlerin,
Bir gün çocukluğun kadar güzel olmalı her şey.
Umarım.
Giz Şairi...