Rabb’bini bilen kişi, cürme çobanlık etmez
Her ana anlam yükler, boşa nefes tüketmez
Bilir ki, bir nimete, bir ömür şükür yetmez...
Benliğe pâye veren, hicap duyar, ar eder
Kâinâta bakan göz, aczini ikrâr eder.
İblis sormaz kimseye, günahın markasını
"Yeter ki kul giysin" der, melânet hırkasını
Gâfil, kabri görür de, düşünmez arkasını...
Gizlemek istese de günâhı beşer aklı
"Kirâmen kâtibîn"e hiç bir şey kalmaz saklı.
Nâdim olmayan gönül, secde etse ne çıkar
Günah denen lekeyi bir tek gözyaşı yıkar
İhlâs ile çık yola; riyâ ameli yıkar...
Takdîr bekleyen insan, beyhûde yanar, tüter
Güzel amel et, unut! Yaradan bilsin, yeter.
Geçmiyorsa bir fikir, Kur-an’ın süzgecinden
Göz bakar, ibret almaz, devenin hörgücünden
Uçacak bir gün gençlik, senin de avucundan...
"Deli"ce akan "kan"lar damarlarda donuyor
Boş kalan avuçlara, ""eyvâh", "keşke" konuyor!
Kin köpük kaynatsa da gönül saraylarında
Erir aşkın odunda, zikrin YA HAYY´larında
Murâdı Kâbe olan, haz bulur saylarında
Buzdan örtü örtse de, üstüne karakışlar
Maksûdu yâr olana engel olmaz yokuşlar!
Taştığını sansan da ecrin amel kabından
Hesapsızca harcama yetersiz sevabından
Hedef; imanla geçmek, ab-ı hayat bâbından
Başını döndürse de şan, şöhret ve alkışlar
Ebedî hayat yolu, bil ki secdeyle başlar!
Kayıt Tarihi : 27.12.2013 21:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!