Beyitler Ve Dörtlükler-7

Kazım Karagöz
9790

ŞİİR


32

TAKİPÇİ

Beyitler Ve Dörtlükler-7

Dediler ki, mal, mülk ve hatta bu dünya yalan,
Endülüs'ten gelenler mülkü ettiler talan....
Onlar yeyip, yuttular, biz ise cephe gezdik;
Hani dünya faniydi? Mal, mülk yalandı ulan!
**

Aldırma sen oraya, günahları çetele,
Var mı, yok mu görürsün, oraya bir var hele!
**

Köşede renkli kutu, o oldu bize yaren,
O söyler, biz dinleriz, her yerden haber veren,
Komşuluk, ahbaplıklar kafelere taşındı,
Küle gerek kalmadı, olmalı huzur veren!
**

Anlamıyorlar dersin, nasıl anlar seni ham?
Uzatma hiç kesiver, sen de sözü vesselam...
**

Sen de bir fani idin, ki sen de öldün, gittin,
Ölümünle vatana ne güzel hizmet ettin!
**

Bırakma bir kenara, edep senin udundur,
Hakikati bilmeyen insanlar bir odundur...
**

Suriye istiyormuş bizden sık sık Hatay'ı,
Doğrudur tabi ki de Suriye toprağıdır!
Ama ne kadar Hatay Suriye toprağıysa,
Suriye daha fazla Türkiye toprağıdır! ...
**

Hale baksan dünyanın sanki biz sahibiyiz;
Halbuki sahildeki ayak izi gibiyiz...
**

Sür bakalım, sefa sür, bu dünya üzerinde,
Acaba giderken ne kalacak üzerinde?
**

Keşke hiç olmasaydı, şu para denen illet,
Veyahut paylaşmayı bilebilseydi millet...
**

Köyden iner şehire bedestanı beğenmez,
Selam verecek ama her insanı beğenmez!
**

Sen sen ol nadanların arasında okunma
Elin veya dilinle nadanlara dokunma...
**

İstemeden pek çok yer gönüllü vermiştiniz,
Üzengi öpmek için sıraya girmiştiniz,
Ne oldu size Batı? Nedir bu kin husumet?
Olmasak birbirinizi çoktan yemiştiniz! ...
**

Hayatı oyun sandım, gırnatam var, neyim var,
Yolun sonuna geldim, götürecek neyim var?
**

Sığır oldu insanlar, bilgi talepsizlikten,
Hayvana çok yaklaştı gün gün edepsizlikten.
**

Aldırma, ne de olsa, ölüm girse araya,
Tuğla, pirket olacaksın belki bir saraya!
**

Hak yoksa ki dilimde, neyleyim bahar, yazı?
Gaflette geçirdiğim her anım karayazı...
**

Bir türlü kızanıma çekemedik sürmeyi
Beceremedik vatan hainini sürmeyi
**

Ne mazi var, ne atiİ bak ayyaşın haline,
Sormaz bir kez öldükten sonra acep halim ne? !
**

İşine gittİ işine, bulaşma, git işine,
Osmanlı'nın yurdunda çakalların işi ne?
**

Çula sardık götürdük, evimiz bomboş kaldı,
Bir anda göçüp gittik, yerimiz bomboş kaldı,
Bu nasıl oyun bilmem? Birkaç on yıl içinde,
Her yer cıvıl cıvılken köyümüz bomboş kaldı!
**

Alim mi ki ilimle gönlünü hoş eylesin?
Rüşvet alamadığı makamı o neylesin?
**

Ağlayarak geldim ben, ağlayarak gittim ben,
Hey be ya yalan dünya! Sana neyi ettim ben?
**

Bilmiyorsan uzatma, sen lafını kısa kes,
Sukut et, dinle, he de, biliyor sansın herkes!
**

Bu dünyada arayıp hakikati bulmak var,
Her iki cihanda da kolay mutlu olmak var,
Lay ile lay lom ile harcama hazineni;
Bak bu yolun sonunda saçlarını yolmak var! ...
**

Bilmececi, hadi çöz, alsana bir bilmece,
Neden hep bir sebep var? Varlık nerden gelmece?
**

Uçurumun ucunda körebe oynuyoruz,
Ne zaman düşeceğiz, bir onu bilmiyoruz.
**

Ölüm belki burnunun ucundadır, ucunda,
Belki bir tır altında, bir uçurum ucunda,
İmanın varsa kavi neden korkacaksın ki?
Sana ne yapsın ölüm? Ölüm yok ya ucunda!
**

Tutulur sivrisinek, yırtar geçer böcekler,
Devletiz ya bunlarda, kanun var diyecekler!
**

Ecdadına küfredenden bir millet olur mu?
Mazisini yıkanın hiç atisi olur mu?
Maskara maymun veya köpek ederler seni,
Aklını başına al biraz düşün! .. Olur mu?
**

Cehlimi bilmeyecek kadar cahil değilim,
Bilen çok her sohbete fazla dahil değilim,
Bildiğimi anlatmak bile zor gelir bana;
Abartıp anlatacak kadar ehil değilim! ...
**

Düşenin dostu olmaz deneme, düşme aman,
Çevrende dostun kalmaz, o an, düştüğün zaman.
**

Kursan da neye yarar asma köprüyü, fenle,
İki gram insanlık yoksa eğer kefende,
Yalandan olsa bile, aya gidip gelsen de,
Neye yarar yok ise dişe değer kefende...
**

Demokrasi göklerden düşecek yer arıyor,
Düşmüştü bak Irak'ta yaraları sarıyor,
Suriye'yemiş sırada, yanacakmış kırallık,
Demokrasi denen şey yakmaya mı yarıyor?
**

Toprağın üstü mezar, altı ise dipdiri,
Nerde bir güzel şey var mezarda sahipleri...
**

Ah, ulan ah, dünyada, herkes haddini bilse,
İnsan insanlığını, eşşek eşşekliğini...
Hayat denen oyunda rolünün düzgün bilse;
Ahmak ahmaklığını, köçek köçekliğini...
**

Nasıl kıydın be insan? Nasıl yaktın alemi?
İmar için gelmiştin, neden yıktın alemi?
**

Hırsına bakılırsa kalacakmışsın baki
Taşına yazılınca anlarsın hüvelbaki! ..
**

Aklım ereli beri seni başta bulduk ya!
Şükür ölüm de varmış, öldün de, kurtulduk ya!
**

Nadanlar arasında kalmışsa adamcağız,
Bilse bilmezden gelir, nadanlar açar ağız...
**

Allah'a dayandım de, aman çıkma yataktan,
Böyle yatarsan tabi çıkamazsın bataktan!
Bir de ecdad beğenmez, dersin onlar uyumuş,
Sen ki utanmıyorsun, bu vatanı satmaktan!
**

Ölmek nedir ki ölmek, bir anda oluverir,
Sonsuz için fırsatlar o an yok oluverir...
**

Ne anam, babam, ne dedem, nenem kaldı,
Bilen var mı, göçmeme acep kaç senem kaldı?
**

Ufkuna tam on saat boyu doğan tan nerde?
Bırakıp gittikleri bu muydu? Vatan nerde?
Bir şey yapmayan sensin, bari sessiz ol, sessiz,
Hiç değilse halinden utan ama o nerde?
**

Kazım Karagöz
Kayıt Tarihi : 29.9.2015 20:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Kazım Karagöz