Kabuk tutmamış yaralar diyarı yüreğim,
Dikenli yolları karanlık mahzenlere çıkan.
Yıllanmış aşkın şarabından içip de
Hangisi sarhoş olmayan?
Kâhir mektubu yazılıp pullanmayan…
Farz et ki hüküm verildi esaretime.
Kavuşmak varsa sana serde,
Umut doğar ışıksız penceremde ve
Nice kandiller yanar gök kubbemde.
Gündüz aydınlığı misali,
Beyaz tuvaldi ömrüm;
Maden ocağı gibi karanlığa kaderi mi?
Elinde kömürden tebeşirleriyle bekleyen
Nice ressamların boyadığını gördüm.
Tasa etmeyin turnalar,
Kuşkonmaz diyarlardan ne haber vardır?
Hangi yörük kızı çadır kurar gönül vilayetime,
Sormasın toprağım sulak mıdır?
Döktüğüm gözyaşımdan sanki haberi var mıdır?
Nice yazlar görmüş geceden esmer yüreğim,
Nice başak vermiş beyaz tenli kızıl buğdaylar.
Toprağıma yaşanmışlıklar gibi dökülmüş yapraklar…
İsterse kar yağsın,
Aşkın mevsimi bende hep sonbahar.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 01:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!