Bir kuş konuyordu en ince dalına ağacın;
Uykular bölünüyordu, rüyalar bölünüyordu...
Ve hatta hayatlar...
Bir kuş konuyordu en olmaz vakitte, vakitsizce...
Gecenin alacakaranlığında, tam da dolunay vaktinde...
Tam da bulutlar birbiri üstüne devrilirken ve ağaçlar, yapraklar...
Ve gecenin örtmeye çalıştığı ne varsa, ürperirken...
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



