BEYAZ EBE
-Gerçek adını bilmediğim.
-Benzine istinaden
-Adını Beyaz koyduğum,
-Yüreğini tanıdıkça kar beyazı
-Bulduğum.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




t e b r i k l e r i m l e
tebrikler şair
ne beyaz ebeler vardı
ne anasının çilesine şahit olmuş bebeler
dünyaya gelmelerine sebep bu olsa gerek
O'na inat
o kötü tecelliye inat
anam bana ne erdemler yüklemiş
Allah rahmet eyleye (bari öte dünyada)
kutlarım sevgili dost insan
vefan ve erdemin, sahiplenişin için sıradan sayılan insanları
elbette tam puan (4)
sevdim tarzını ben bu tür eserlere zaman ayırmak istiyorum
listeni verirsen sevinirim
-Ey seksenlik Koca Çınar!
-Senden çıkarılacak çok ders var.
-Söyle hangi gününü kutlamalıyım?
-Yaşama sevincini hoşgörüde bulanım.
-Nefreti, kîni yola vuranım.
-Değirmenden diri çıkan Beyaz Ebe
-Söyle hakkın helâl mi bize?
^^Yürekten kutluyorum teşekkürler..^^
Nice beyazebeler var benzer çileleri çekmiş,hala da çekenler.Bu nasıl dünya anlayamadım ki; zayıfları hep ezerler,onlara herkesin gücü yeter.Hem de eşlerinin bile.Bir de öğünürüz, gölgemize sığınanlara kol kanat gereriz diye.Hiç te öyle olmuyor ne yazık ki.Yılların yanlış öğretileri bizleri bu hale getirmiştir belki de.Hele bir de dinimize dayandırılan öğretiler.Kadını hep aşağı gören öğretiler...Biz erkekler anamıza, bacımıza, kızımıza yapılmasını istemediğimiz şiddeti eşlerimize nasıl yaparız ki? Burada bir sorun var.Bu sorunu çözmenin yolunu mutlaka bulmalıyız.Sizin bu şiirinizin de bu sorunu çözmeye katkısı olacağını umuyor,sizi kutluyorum,saygılarımla.(Ağlattın Beni Nermin şiirime yazdığınız yoruma teşekkür eder, bu olayın da Kırşehir Devlet Hastanesinde geçtiğini belirtmek isterim.)
Benim Gelin bacım.
Kar beyazı yüreğinden narin düşen taneciklerle işlemiş, Beyaz Ebeyi.
Sanki ben de yüreğimin derinliğinde duydum; içli fakat mütebessim, aynı oranda kader çizgisine yaslanmış mütevekkil, teslimiyetçi müşahhas bir örnek insan Beyaz Ebeyi.
Sağolasın Gelin bacı. Gönlüne ve kalemine sağlık.
Kemali hürmetlerimle...
Ahmet Süreyya DURNA
harikulade bir şiirdi...hayranlıkla okudum can...
Ya inanın aklımdan geçenleri yazsam burası almaz,aklım ermiyo benim bu günlere,sevgililer günü.analar günü,babalar günü,kadınlar gün, ya dostlar el vicdan yıl 365 sevgi sayğı koca yılda nasıl olurda bir güne sığar,sevgi bu kadar ucuzmu ki 24 saat olsun hadi her gün sevelim,her gün sayğı duyalım,yeri geldimi haykıralım isyanımızı sevgimizi,ama ne olur her gün olsun korkmayalım...........Kalemin var olsun tebrikler.
Özel günler :)))
Neden hatırlanmaz Beyaz ebeler, Gülnihaller, Zeynepler, Ayşeler..senede bir günden öte ...
Her gün her saniye
Vatanına, erlerine ve çocuklarına emek verenler ?.
Yine de duyarlı yüreğine teşekkürler canım...))
Ülkemizde böyle milyonlarca beyaz ebelerimiz var, ne kadınlar gününü bilmiş ne kadın haklarından haberi var, hep çilekeş hep fedakar kadaınlarımız.. Sizi gönülden kutlarım zübeyde hanımefendi, çok önemli bir konuya parmak basab bu şiirinze tam puanımı bıraktım. sevgilerimle. Bilal Esen
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta