ansızın bir ağlamak düğümleniyor boğazıma
hele ki sofradaysam, önümde soğumuş çorba
nedendir bu kahır, hikmeti ne
hafızamda volta atan o isim
sadece seninkidir
ansızın bir gülmek, gayri ihtiyari
tam da seni aklımdan kovmuşken
evet evet, bazen firar ediyorsun fikrimden
şaşıp kalıyorum bu ihanetime
derken sökün edip geliyorsun yine
ansızın bir çığlık zonkluyor kulaklarımda
seni aklımda ağırlayacakken, bir misafir gibi
yahu sen ne biçim misafirsin
kurulup baş köşeye, gitmek bilmiyorsun
işgal kuvveti mübarek
ansızın yumuveriyorum gözlerimi
ve susmak...
susarak seninle dövüşüyorum
zihnimdeki o hayalinle öyle belalıyız ki
sanırsın o eski sağ-sol kavgası
sokaklar karışık, cam çerçeve inmiş
bir kan davası bu
o kadar hırpalıyoruz ki birbirimizi
onulmaz yaralar açıyoruz, sanıyorum
ama onarılır çocuk, biliyorum
ansızın yaşamak arzusu gıdıklıyor kanımı
bir dost meclisinin tavsiyesine uyup
beyaz bayrağı çekiyorum zihnimdeki suretine
bir teslimiyet bayrağı
beyaz neden barıştır bilir misin?
bildiğin o beylik sebeplerden değil
sırf sen en çok beyazı seversin diye...
ansızın kuşlar havalanıyor sürüyle
velhasıl mütareke imzalıyoruz zihnimdeki senle
kavgalar bitmiş, silahlar susmuş
buyur ediyorum seni en içeriye
oturup seyrediyoruz eski filmleri
kimi zaman gözyaşım ıslatıyor eteğini
yüzümü avuçluyorsun
beni yine kandırıyorsun o tatlı dilinle
kanıyorum sana, nasıl kanmam
bu sefer ben terk ediyorum zihnimdeki seni
sanki bir kabustan uyanır gibi
sonra adımla sesleniyorsun
avuçlarımda ölmüş kelebekler diriliyor
ansızın yazmak isteği dürtüyor yüreğimi
döküyorum içimi
işte şimdiki gibi...
Kayıt Tarihi : 29.8.2023 05:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!