Kafadan yapılmış bir beton
ve hangi yastık olsa büker yüzünü.
Gönlü geçmiş sözlerin bile, hangi cümle
başlasa bir yanından senin
bir yanından geçmiş taş kadar ağırlaşır bu gece
hangi taştır ki serilsin, döşeklerin üstüne
hangi taştır kafamın altındaki ?
öylece basıp geçmek bir izin üstünden,
iz düşüm bir gölge kararır akşam-üstü
ve akşam gölge olur her bir izin üstüne
sen ki bastığın taşlar kadar altındasın kafamın
ne yastık, ne yorgan
beton kadar ağır ve
sormazgillerin, varmaz uşakları
ancak sen uçacaksın
beynimin bir yerinde fırtına kopacak sana ait
savaşlar kadar beyazsın
ve elbet bir gün sende durulacaksın
çek gözlerini burnumun dikinden,
sen olmayı bilemezsin ancak bana sor kendini!
Bir Allâh, bir de bende
ve ancak betondan bir kafanın çatlak yüzeyinde
bir bir akan damlalarsın
bir ot filizlendi yokluğuna
Hangi?
Nerede?
Neredesizler kadar yurdun her bitiminde
bilinmez bir sokaksın,
sen geçince ardından tüm kelimeler,
gönlü geçmiş bir ihtiyar
daha kaç soru
ve sorduğum zaman kaçlar ömrümde
inan bilemezsin ben olmak ne demek
o yüzden sen kendini bana sor.
bir uyku,
bir akşamüstü
ve olmayan her şey
olanlar içinde
betondan bir kafa!
Efe Ay
Kayıt Tarihi : 24.12.2025 02:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!