ne zaman, nerede karşılaşsak
gözlerimizi kaçırıyoruz birbirimizden
korkuyoruz
aşk adına söylenebilecek sözlerden
oysa dokunabilseydik,
deva olabilseydik kanayan yaralarımıza
konuşamadıklarımız bir eylül bulutu gibi
ıslatabilir miydi böyle tepeden tırnağa...
terkedebilir miydik kendimizi
kum saatlerinden icat ettiğimiz çöllere...
hatırlar mısın
ilk tanıştığımızda mevsim bahardı
ardından yaşadıklarımızdan bilmem kaç mevsim çıkardı
tek bildiğim birlikte yaşlandık
her şeyi içimize gömmeye karar verdiğimizde ise hazandı
ve geçmişle vedalaşıp ayrıldık
anlaşılan o ki
yaşatamadıklarımızın intikamını kollamış zaman
haber bile vermeden sinsice girmiş kapımızdan
tam da beşinci mevsimindeyken aşkın
ayrılık ta denilen
tüm anılarımızı da alıp gitmiş
yetişemeden peşinden...
pişmanlıklarımızla başbaşayız şimdi
ama cesaretimiz yok artık
zamanla yarışmaya
saçlarımızda aklar...akıllarımızda uzaklar
bu ömür yetmez barışmaya...
04.09.2005
Aydın ÇevikKayıt Tarihi : 14.12.2005 21:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

deva olabilseydik kanayan yaralarımıza
konuşamadıklarımız bir eylül bulutu gibi
ıslatabilir miydi böyle tepeden tırnağa...
terkedebilir miydik kendimizi
kum saatlerinden icat ettiğimiz çöllere...
çok çok güzeldi....saygılar
TÜM YORUMLAR (1)