Bir bahar sabahıydı, hani o Bitlis’in beş minaresinin göğe yükseldiği yer var ya...
Tam o minarenin yanından geçerken ilk kez seni görmüştüm.
Zaman durmuştu sanki, dünya bütün gürültüsünü bizim için susturmuştu.
Gözlerin değdiği an gözlerime, kalbim yerinden sökülmüştü;
Kalbime geri dönüşü olmayan bir mühür vurulmuştu o sabah.
Şimdi ise yokluğun çöküyor üstüme; ağır, sessiz ve nefes aldırmayan bir eziyet gibi…
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta