İç ne olur iç, götür kadehi dudağına!
Sen ezelde evet demiştin, hilkâti hanına
Götürki, aşinayı ayan,olsun gönül hanen
İç şimdi badeyi suzanım leb-i şarabına,,
Vaz geçme sakın iç, tarmuarı nuş olurcasına!
Sen an-ile sil zamanı, her cemde beni bulurcasına
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara



