dipsiz karanlığın gerdanında mı saklı umutlar
yok! yok!
köksüz ağaçlara bağlanan adaklar ve HİÇ...
hiç derin ve çekici aslında
şişmiş dudaklarda beyaz diş izi bırakan bir ORUSPU...
oruspu tok bir kahkaha kirli sakal gırtlaklarda
birazda çilli HÜSRAN...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Ayrık ve dikkat çekici metaforlar...
Gerçeğin diliyle şiirin dili arasında yakınlaşmalar/ıraklaşmalar...
Bu konsept içinde yapılan vurgular.
Etkiliydi.
Kutlarım.
Erdemle.
yok
hayır
kıyamam
günah...
ve işte sen
ve işte ben
ve mavi düşler ardı gecemde dolunay
ve hiçliğimizin infazı BİZ...
mücahit kardaşın şiirleri
bir sonraki dizesi asla kestirilemez bir şekilde sürer atını.
ve ona ulaşmak, onu yakalayıp bukağılara bağlamak/hapsetmek ne mümkün...
dizginlerinden sıyrılmış deli bir tay gibi uçarda uçar...
gayrı, bize de ardından ağzı açık bir bakışın hazzı kalır...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta