Madenin ocağı baraja daldı,
Deri fabrikası hüsrana kaldı.
İflasın haberi kapıyı çaldı,
Göç yolları bizden gençleri aldı;
Sokaklar sessizce maziye daldı.
Sağlık ocağının kapısı kilit,
Hastanın dilinde bir acı ümit.
Postahane dersen, o zaten yitip git,
Kireç ocakları sönmüş bir yiğit;
Yolların sonu hep gurbete kaldı.
Bahçeler sitemli, bağlar ise bol,
Sahipsiz kalınca daraldı o yol.
Dökülmüş yapraklar, kırılmış bir kol,
Ey giden gakgoşum, gel de buralı ol;
Toprağın gözü hep yollarda kaldı.
Düğünler mi sustu, davul mu küstü?
Eski neşelerin üzerine kül düştü.
Kimi ekmek dedi, ardına düştü,
Akçakışla şimdi hüzünle düştü;
Eski şanından bir sızı kaldı.
Salim Erben
Kayıt Tarihi : 8.2.2026 11:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!