Tren geç kalmış, istasyon kalabalıktan şikayetçi sitem ediyor serin bir yaz günü.
Kasabayı çöl almış harman kalkmamış bu sene. Ağaçlar gönülsüz, toprak suya hasret nerde o eski bereket. Baharı karşılayan yol kenarları, taze çiçek açmış elma ağaçları, yağmuru sırtında taşırcasına kararan kara bulutları arıyor gözlerim.
Hayallerime takılıp unutuyorum gerçekleri, hep arıyorum ama bulamıyorum içimde ki mevsimleri.
Ne sıcağa tahammülüm nede soğuğa... biraz kül, birazda sahra da çölüm. Zamanın içinden geçip gidiyorum durmaksızın, selam veriyorum ehbablara dinmiyor yürek sızım. Ben sahte maskeler ardında saklanan değil, mütevaziliğin fotoğrafında ki yüzüm.
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta