Benim Köyüm Şiiri - Yorumlar

Selime Bucaktepe
25

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Havasıyla suyuyla,
Taşıyla toprağıyla,
Toz dumanlı yoluyla,
Burası benim köyüm!

Arısıyla balıyla,
Ağacıyla dalıyla,

Tamamını Oku
  • Abdullah Yaşar Erdoğan
    Abdullah Yaşar Erdoğan 23.07.2010 - 17:06

    Kutlarım... saygılar sunarım. Rabbim sizi ve sevdiklerinizi iki cihan sultanı eylesin.

    Cevap Yaz
  • Âşık Çağlari Muammer Çalar
    Âşık Çağlari Muammer Çalar 29.01.2010 - 21:15

    mükemmeldi köyünüzü ne güzel şiirleştirmişiniz saygılar usta kaleminize

    Cevap Yaz
  • Hasan Ulusoy
    Hasan Ulusoy 22.11.2009 - 21:18

    severek okudum, başarılar

    Cevap Yaz
  • İsmihan Erdoğmuş
    İsmihan Erdoğmuş 12.10.2009 - 01:20

    İnsanın köyü gibisi de yok gerçekten. Bu şehir hayatı özletiriyor iyice köyümüzü bize. Kutlarım yüreğinizi çok hoş bir şiirdi. Sevgilerimle...

    Cevap Yaz
  • Âşık Doğani Doğan Yıldız
    Âşık Doğani Doğan Yıldız 31.07.2009 - 12:19

    Köye duyulan özlem ve sevgi bir başka oluyor değil mi? ? ? , bu güzel eseri bir kez daha okuma fırsatı verdiğin için teşşekkür ediyorum geleceğin güzel şairi...Kalemin susmasın....

    Saygılar...

    Cevap Yaz
  • Mehmet Salih Aparı
    Mehmet Salih Aparı 31.07.2009 - 11:00

    Memleket özleminin şiire alınması çok anlamlı kutlarım.Esenlikler dilerim.Aparı

    Cevap Yaz
  • Hacı Timurtaş
    Hacı Timurtaş 30.07.2009 - 21:35

    BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM
    YÜREĞİNE SAĞLIK EFENDİM.......

    Cevap Yaz
  • Şahmerdan Yıldırım
    Şahmerdan Yıldırım 30.07.2009 - 18:29

    Bülbülüyle gülüyle,
    Yağmuruyla seliyle,
    İnsanıyla diliyle,
    Burası benim köyüm!
    Çok güzel yüreğinize sağlık.Oldm olası köy hayatını sevmişimdir,ama hayatım hep büyük şehirlerde geçti.saygı ile

    Cevap Yaz
  • Mahmut Nazik
    Mahmut Nazik 30.07.2009 - 13:53

    GÖÇ DESTANI

    KÖYÜM GURBET
    GURBET YURDUM OLMUŞ
    GELEMEM GAYRI

    Kaç yıl oldu köyüm burnumda tüter
    Düşümde gül açar, bülbüller öter
    Gayrı gitmeli, bu gurbetlik yeter
    Bu kentin heycanı hazzı kalmamış

    Haneler yıkılmış olmuş virane
    Giden gitmiş kalan sanki divane
    Guguk öter de tuz basar yarana
    Kırılmış telleri sazı kalmamış

    Şurası okuldu evim şurası
    Yürekte duruyor yârin yarası
    Adını yazdığım kömür karası
    Aradım taradım izi kalmamış

    Değirmenin suyu çağlıyor yine
    Köprüsü köyleri bağlıyor yine
    Cevizli pınarı ağlıyor yine
    Emminin dayının tozu kalmamış

    Bacalar yıkılmış tütmez dumanı
    Ne ağılı kalmış ne de harmanı
    Şurda yatan kırk yiğidin cananı
    Susmuş şeyda bülbül hazı kalmamış

    Mezar taşlarının boynu bükülmüş
    Kimisi kaybolmuş kimi dökülmüş
    Türküler susmuş da yakım yakılmış
    Gayrı söyleyecek sözü kalmamış

    Herkes birbirinin yükün bölerdi,
    Kadınlar damlarda bulgur elerdi,
    Gece gündüz hayır dua dilerdi,
    Ocaklar sönmüş de közü kalmamış

    Mumu sönmüş, viran olmuş türbesi
    Baykuşlara uğrak olmuş kubbesi
    Nerde çıkar ora Kâbe, kıblesi
    Ziyaretin sırrı gizi kalmamış

    Elvan elvan kokar idi mor dağlar
    Çevliği yıkılmış bozulmuş bağlar
    Elleri koynunda kalmış da ağlar
    Kalanların tadı tuzu kalmamış

    Yaylasında koyun kuzu melerdi
    Ayva çiçek açar bülbül öterdi
    Lale sümbül mor menekşe biterdi
    Koyunlu kuzulu yazı kalmamış

    Keklikler şakırdı tanda seherde
    Söğütler burçlanır idi baharda
    Hani güzellerin göçtüğü yerde
    Yurt yıkılmış koyun kuzu kalmamış

    Çiğdemler açıyor aynı menevşe
    Kahrından çürümüş o koca meşe
    Yol aynı yol ama kalmamış neşe
    Gelip giden gelin kızı kalmamış

    Bahar ile kör dereler çağlardı
    Kaya diplerinden sular ağlardı
    Güzeller önünde başın bağlardı
    Pınarlar kurumuş gözü kalmamış

    Büyük sürü küçük oğlak güderdi
    Üç nesil birlikte bayram ederdi
    Dede torun aynı yoldan giderdi
    O düzen dağılmış çizi kalmamış

    Güzeller perişan akmış sürmesi
    Hoyrat vurup solmuş saçın sırması
    Tadı yok sohbetin, yarin sarması
    Cilvesin yitirmiş nazı kalmamış

    Yaylasında koyun kuzu melerdi
    Keklikler, guguklar bağrım delerdi
    Yoksul olunsa da herkes gülerdi
    Kimsenin bir şeyde gözü kalmamış

    Hep açık dururdu gönül kapısı
    Kardeş idi konu komşu hepisi
    Kendin bırak, hatırlıydı kedisi
    Hatırın gönülün sözü kalmamış

    Utan bire kıraç toprak sen utan
    Hiç huzur görmedi şurada yatan
    Öz oğlun kızındır yüreğin satan
    Gayrı bakılacak yüzü kalmamış

    Eğil Sumak dağı utan da eğil
    İnsanlık ölmüş de paraya meyil
    Giden gelir ama eskisi değil
    Gidenlerin doğru düzü kalmamış

    Ne günah işledik bu kimin ahtı
    Dergâhlar türbeler baykuşun tahtı
    Eşkıya elinde bağlanmış bahtı
    Mankurt olmuş oğul, özü kalmamış

    Amana da deli gönlüm amana
    İnsan olan yenilir mi zamana
    Direnip de benzemeli ormana
    Sıkışmış köşeye tezi kalmamış

    Köyün gurbet olmuş dönemem gayrı
    Gurbet sılam olmuş gelemem gayrı
    Bu hali gördüm ya gülemem gayrı
    Kimsenin kimseye sözü kalmamış

    Mahmut NAZİK 14.09.2007 Mersin

    Cevap Yaz
  • Mustafa Yigit
    Mustafa Yigit 30.07.2009 - 13:44

    Havasıyla suyuyla,
    Taşıyla toprağıyla,
    Toz dumanlı yoluyla,
    Burası benim köyüm!

    Arısıyla balıyla,
    Ağacıyla dalıyla,
    Ayvasıyla narıyla,
    Burası benim köyüm!

    Bülbülüyle gülüyle,
    Yağmuruyla seliyle,
    İnsanıyla diliyle,
    Burası benim köyüm!

    Her şeye rağmen köy sevgisi bir başka oluyor.
    Güzeldi
    Kutlaım.
    Mustafa yiğit

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 23 tane yorum bulunmakta