bir sevda gönder bana ey! Gece
Akdeniz kadar mavi gökyüzü kadar derin
estirsin ipek yelelerinin sarı yaldızlarını
ahrazlarımın çılgın yellerine seher yıldızı
gökkuşağından bir renk çalsın rüyalarıma
tek tük tüy bitmiş
Yar yüreğim yar, gör ki neler var,
Bu halk içinde bize gülen var.
Ko gülen gülsün, Hak bizim olsun,
Gaafil ne bilsin,Hakk'ı seven var.
Devamını Oku
Bu halk içinde bize gülen var.
Ko gülen gülsün, Hak bizim olsun,
Gaafil ne bilsin,Hakk'ı seven var.




Yine size has güzel bir şiir okudum. Mevsim kışa hazırlanırken güzeldi Akdeniz 'de dolaşmak. Serçelerin cıvıltısını duymak, Manavgat'ın gümbürtüsüne karışmak, kum zambaklarını düşlemek...Begonvillerin renkleriyle ısınmak..
Harika betimlemeler eşiğinde dolaştık bu güzel mekanları , bir de öyle güçlü bir sevgi vardı ki , bu mekanlara yaraşan...Gün doğumunda yok olmaya bile razı...Nedense çocukluğumda dinlediğim bir masal aklıma geldi...Ekledim ben de' yok olmayın siz' diyerek...
Kaleminiz hep yazsın. Kutladım içtenlikle... Sevgiyle kalın.
OLDUKÇA GÜZEL BİR ŞİİR..YÜREĞİNİZE SAĞLIK SN ÇOLAK. Saygı ve selamlar
Zengin kültüre sahip güzel bir şiirdi..
Kutluyorum duygu seli yürek sesinizi..
Daim olsun dileklerimle..
Saygı ile..
Sevgili Kardeşim, edebiyatdefteri.com'un saygın kalemi sayın: Filiz Kalkışım Çolak??
''Beni Sevdaya Bırak''
Şiir daha metnine adım atmadın başlığı ile vurucu olmuş. Şimdi bu kadar davetkâr başlığı görüp de hangi gönüş şiir sayfasını açmadan gidebilir ki? Mümkün mü bu davete uymamak?
''bir sevda gönder bana ey! Gece
Akdeniz kadar mavi gökyüzü kadar özgür
salsın sarı ipeksi saçlarını
ahrazlarımın çılgın yellerine
Sabah Yıldızı''
Şiir girizgâhı adeta çığlık gibibir davet, bir rica, bir istemle başlar, suskunluğun çılgın yelleri sarı saçaların dağıtılış imgesiyle okuyucusunu Akdeniz'in engin sularının ufkunda yıldızlara taşır...
''yüreğime düşen kanatlarından kalksın serçeler
bergamot yağmurları çiselesin
beyaz güllerimin şafağa açan koyuncuklarına çisem çisem''
Geçiş bendi ile güllerin şafağı imgesi ile okuyucuyu daha vurucu bent için hazırlar...
''
göğsümün sızısında kanayıp
kırmızıya açarken goncalarını gündönümün aheste kızı
gönül dergahımda çırpınan sevinçlerinden
serçe bir sevda bıraksın
sedef bağlayan kıyılarımdan
düş koparırken çığlık çığlığa albatroslar''
Küçük kuş serçe ile uçabilen en büyük kuş olan albatros tezatlığında Umut ile Umutsuzluk gökyüzünün enginliklerinde kıyaslanır. İşin yorum kısmına girilmez okuyucuya bırakılır.
''coşarken gönlüm Manavgat’ça
kirpiklerini basın çağlayanlarımın fışkırdığı süzeklerime''
Gelen hüzün çağlayının habercisi olan vasıta bendidir.
''sürüklensin midye kabuğundan gelen
Zühre’nin ham tomurcuğu
sabahın süt banyosuna salsın saçlarını
eğilmiş inci çalısı sağarken sinelerinden
aşkın gözyaşlarını sicim sicim''
İşte tufanın başlangıcı, Artık gönülde kopan kıyamet ve tufan başlangıdır.
Şiirin gelişme bölümleri okuyucusunu derin hüzün girdaplarına gönderirken hep beraberinde gizli bir umut ışığıyla çekilen her türlü acı ve ızdıraba rağmen finale kadar ulaştırmayı başarır.
Son çığlık ise şiirin bütün ağır yükünü narin mısralarına rağmen taşıyacak güçtedir ancak tek şartı vardır: Güneşe alışmış, gözlerin zifir karanlığa tahamülü kalmadığından son bir rica son bir istek son bir feryat koparır. Madem ki Güneş elde tutulamıyor, onun oığından nasiplenen bir uydu olma arzusunun vurgulu betimlemesi:
''sende ey !Yüreğim
sende beni
Güneş doğduğunda Venüs’ün gittiği yere bırak!''
Son çığlıkla şiir okuyucusuna veda eder....
Beğenerek ve duygulu kaleminize saygı duyarak okuduğum bu güzel şiirinizi tam puanım ve beğeni ile favorilerim arasına ekliyorum.
Kardeşimin şiir ve gönül sayfasına, tebrik ve başarı dileklerimi bırakıyorum.
Her şeyin sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olması dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim, lütfen kabul buyurunuz...
Dr. İrfan Yılmaz. Turgutreis - Bodrum.
Harika bir şiiri okudum.
Anlam doluydu ve anlatımı mükemmeldi.
Değerli kalemi yürekten Tebrik ederim.
Ben de bazı geceler uykumdan uyanır.
Şems vakti, uzun uzun düşünürüm mevsimlerin sadakatini.
G/öz kırparım penceremden.
Yaratan ile yaratılan arasındaki bir senet daha vardır ki.
Senin söylediklerinide düşünürüm.
Rabbim derim içinden gelen titremeyle.
Bize bunca aklı fikri, bunca şeyi verdin.
Ama biz niçin kitaplarında buyurduğun gibi değiliz?..
Dal budak vermiş olanla görüşüp konuşmak lazım.
Hani öldürmeyecektik, çalmayacaktık, kinlenmeyecektir, düşman olmayacaktık.
Çok hürmetli davranır diyorsun sevgili olan!..
Ey sevgili, hiçe sayıyoruz şükrü, hiçe sayıyoruz hiçliklerimizi.
Fasık olan olana, ben yapamam defi gecenin çobanları.
Yazgı b/öyle mi, ey aşk!..
Evet yaşlanıyoruz, yoruluyoruz.
Ve biz, onca mevsimlerin tefekkürünü karıştırmakla başlıyoruz yalnızlığa.
Geçen yıl ilkbahar olmuşmuydu, ben sonbaharı görmüşmüydüm.
Görmüşsem nerde hangi bahçede, hangi ağaçta, hangi gökyüzündeydi O!..
Bendeki tek ilkbahar kabrime bir dua eden geldiğinde olacak.
Üçünde bir ılıktık duyacağım.
Güneş kendiyle bizim aramızda kalacak.
Çamurlu yağmur sularının bozbulanıklığında akan koca ırmak gibi yüreğimle.
Benim ilkbaharım , kış.
Benim sonbaharım, yaz.
Şakayıklar açmıştı, içeme kar yağınca ıhlamur çiçeklerinin kokusunu çektiğimde duyuyordum aşkı.
Yüreğinize sağlık.
sende ey !Yüreğim
sende beni
Güneş doğduğunda Venüs'ün gittiği yere bırak!
Bu anlamlı dizeleri yazan usta kalemi özden kutluyorum...Tam puan+ant...Esen kalınız
/
sen de ey! Yüreğim
sen de beni
Güneş doğduğunda Venüs'ün gittiği yere bırak!
/
Güneş doğduğunda Venüs kaybolur, daha doğrusu görünmez olur.
Akdeniz ve gece esintileriyle ve yine doğadan eşsiz betimlemelerle dolu güzel bir şiirdi.
İçtenlikle kutluyor, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.
Ey aşk söyletir böyle insanı tebrikler can nicelerine keyifle okudum
sevgili şiir dostum şairim mükemmel bir paylaşım.olmuş
Duygular hisler ve anlatımlar sel su olup bendini yıkmış kutlarım
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta