Bazen sıkılıyorum kendimden… Yumruğu masaya,
kapıyı yüzüme vurup gidesim geliyor!
Ama nereye!?
İnsan diyor yüreğim, insan, kendine koşmak dururken, dünya’yı ne diye ciddiye alır ki? Nesi var ki dünyanın,
rüzgar gibi geçen yıllarından başka…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bir özlem vurgusu olduğu değin,üstün tutulan aşkın var oluşunu sonsuza değin yaşatma arzusunun da anlatısıydı.
Teşekkür ederim Orhan Bey, sevgiler.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta