Bi neden yokken bugün ben
Başlamışım erkenden devirmeye
Dönüyor şimdi kocca başım
Ortalık fıldırık fıldır be kardaşım
Lüzum yok lâfı çevirmeye
Bi neden yokken bugün bi neden
Dibbini bulmuşum bilmeden
Rakkı denen bu merret
İçimde kıpraşan bu köftehor
Bi oynak kaddın
Gibi durmuyor durduğu yerde
İyi de erkeklik var serde
Tesellisi yok bu anın
Davudi sesiyle Can Baba’nın
“Addam” gibi içmeyene oluyor dert
Uçsuz bucaksız illerdeyim
Öf amma da açılmışım ha
Namerdim içersem bi daha
Beynim sanki pestili çıkmış salça
Ya et ya da beyaz peynir bi parça
Ay gı yok mu ançüez, derdi babam
Addam gibi içmesini bilen adam
Bense içimin dışına çıktığı yerdeyim
Hakikat çok içmiş, olmuşum bi barrut
Barut ne ki, dönmüşüm bi dirgene
Şimdi bekler bizimki köşede gene
-Lâf aramızda tam bi ceberrut-
Bizim karı görmesin kapı itili
Yüzünü şeytan göresi
Getirir burnumdan fitili
Yıkamak istiyorum şimdi zamanı
Zamanın ellerimde kiri var
Unutulmaz şuh kokulu bi anı
Yaşadım yaşşadığım kadar
Bağarır içimdeki çocuk
Benim gibi hep ismiyle müsemma
İçmem küfelik ben amma
Beni içen biri var
Sabah olsun artık diyordum bir
Benimle birlikte zahir
Uyanırdı bu kocca ağızlı acuze şehir
Ah bi kendime geleydim
Hangi zamanın birinde bilmem
Sanırsam bi hergeleydim
Ya da hiç düşünmedim gerçi ya
Belkim ben de bi kertenkeleydim
(Antalya 30.10.2011)
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta