bendim işte
dağları sırtına saplı
kendi kanadını kendi kıran serçe
kendi kırık kanadını kendi saran serçe
kendi kırık kanatlı serçeliğine kendi kırılan serçe
anladım işte
öyle cır cır şakımaya benzemiyor hayat...
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Güzel bir şiir bulunca okumanın keyfine doyulmuyor, bir daha okuyacağım. Ustaca yazılmış, imgeye boğulmamış. Beğenerek, zevk duyarak okudum, Kutlarım, saygılar.
Birol Hepgüler.
mor ; belki yaşamın gökyüzünde kendi gözümüzün gördüğü, denizlerine kendi ellerimizle verdiğimiz özel bir renk... Baktığımız zaman herşeyi 'abesle iştigal' gösteren özel bir renk...
Kutluyorum güzel çalışmanızı sayın Ülker Ercihan...
Ebeste iştigalleri biliriz bilmesinede genede vaz geçemeyiz.
Yüreğiniz söylesin, kaleminiz hep yazsın.
Sevgiler.
'...bendim işte
dağları sırtına saplı
kendi kanadını kendi kıran serçe
kendi kırık kanadını kendi saran serçe
kendi kırık kanatlı serçeliğine kendi kırılan serçe
anladım işte
öyle cır cır şakımaya benzemiyor hayat...'
Of, of, of!...'Ağlamak insan işi'...
Tasvirlerinizi, mecazlarınızı, dizelerinizi, kısacası şiirlerinizi imrenerek okuyorum. +10
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta