Bendeki Sen Sendeki Ben Şiiri - Erdin Şa ...

Erdin Şallıel
131

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Bendeki Sen Sendeki Ben

Saat seni sensizlik geçse de,
yaşanan zaman, mutluluğun içinde akıyor.
Bugün hüzünlü şarkılar dinlesem de
yüreğimde coşup taşan bir sevinç var.

Satırlara dökülen gözyaşlı cümleleri artık görmüyor gözlerim,
tıpkı yanlışlıkla atılmış emojileri görmezden geldiğim gibi.

Aklıma geldikçe bazen kahkahalarla,
bazen sessizce gülümsüyorum.
Kimse duymasın diye. Deli demesinler bana.

Her gece baktığım gökyüzü kadar ulaşılmazsın,
biliyorum.
Gözlerim mavinin enginliğine dalıyor.
Işıldayan yıldızlar, parlayan gözlerin gibi…
Tutmak istiyorum onları.
Ama sadece anılar dans ediyor yıldızların arasında.
Ve her gece bana göz kırpıyorlar.

Anılar, gecenin sessizliğinde konuşuyor benimle.
Yaşadığımız o mutluluğu tekrar tekrar hatırlatıyor.
Ben de, sensiz gecenin sessizliğine kulak misafiri oluyorum.

Bir araya gelmenin umudu olmasa da
efsane bir aşka giden karanlık yolu
ay ışığı aydınlatıyor.
Bir gecede yaşananlar belki mutluluğun resmi değil ama
beyaz bir sayfada saklı bir anahtar gibi…

Bugüne kadar kimsenin söylemediği sözleri senden duydum.
O yüzden defalarca okuyorum seni.
Yüzümdeki tebessüm, küstüğüm aynalara yansıyor.
Yaşananlar beni benden alıyor.

Ve anlıyorum ki;
mutlu olmak için yaşanmıyor bu hayat.
Mutluluğun resmi çizilmiyor.
Bir ömür aramakla da bulunmuyor…

Sonra içimdeki karanlık sesleniyor:
Hayatın gerçek yüzü böyle…
Her zaman mutlu olunmuyor.
Sen plan yapsan da,
hayat kendi planını yaşatıyor.

Yazdığım şiirler sadece beni anlatmıyor.
Terk edilenlerin, kaybolanların,
gidenlerin hatıraları da var bende.
Bazen onları da buluşturuyorum kalemle, sayfayla…
Ama biliyor musun,
Eski dostları da, o candan samimiyeti de bulamıyorum artık.

Hayat böyle işte.
Sevdiğinin kıymetini bilmeyenlerin yanında
insan bir ömür tüketiyor farkında bile olmadan.

Biliyorum…
Bir anlık mutluluk bazen bir ömre bedel olur.
Unutulmaz.
Ve değişmeyecek olan kadere
sitem de etmemeli insan.

Bir bilsen...
Seninle de sensizmişim ben.

Ama yaşıyorum.
Sen sigara içtiğimde kızardın ya hani,
“Şimdi oraya uçarım” deyişin geliyor aklıma…
Ve gülüyorum…
Bazen kahkaha kahkaha,
bazen sessizce…

“Ağlayarak uyandım” diye yazdığım satırları
yeniden okuyunca,
kanadı kırık bir kuş gibi çırpınıyorum köşemde.

O anlarda biliyorum ki,
birbirimizden habersiz de olsa
dualarda buluşuyoruz seninle.

Ve ben…
bu sevdadan yana hiç karşılık beklemiyorum.
Sen “uzaktan sevmek zor” dedin.
Ben “zor olsa da, seninle her halinle sevebiliyorum” dedim.

İlk defa göz göze geldiğimiz anın hayaliyle,
bir gün gerçekten karşılaştığımızda
gülümserim belki,
gözlerimde birkaç damla yaşla…

El değmeden, gönülden kucaklarım seni.
Çünkü senin olmak istediğin yerde
gözyaşlarının su gibi akacağını söylemiştin.
O yüzden, gönülden olmanı diliyorum her anımda.

Seni satırlara yazarken de
üzmek istemiyorum.
Gönlüm söz dinlemiyor,
yaşadıklarımı da silemiyorum.

Bugün duygularım darmadağınık…
Ne düşündüğümü, ne yaşadığımı
ne yazabiliyorum
ne de anlatabiliyorum.

Belki de biliyorum,
ama bilmemezlikten geliyorum.

Kimsenin duymayacağı zirvelere çıkıp
adını haykırmak istiyorum.
Ya da kimselerin uğramadığı bir evde,
aynı çatı altında,
dizinin dibinde…
hiç uyanmadan uyumak.

Bir an efkârım var,
bir an özlemim.
Hayallerle gerçekleri karıştırıyorum.
Günlerce telefonu elime almasam da
yaşıyorum işte.

Hasretinle yan yana oturuyorum.
Anılarla kayboluyorum.
Sonra yine kendime geliyorum.

Bugün yaramı dağlamak istiyorum.
Ama sakın…
Bendeki sen, üzülme.
Sendeki benim seni üzdüğüme
ben daha çok üzülüyorum.

Nice güzel sözlerimi
yanlış anlama diye dile getiremiyorum.
Adını gönlüme merhem ediyorum.
Çünkü şifam sensin, biliyorum.

El değmeden yarama, çek git felek…
Ben Rabbime eğdim başımı,
kimseye değil.
Yüreğimdeki meleklerle mutluyum.

Aşk…
ne yazdığını bilmeden
ilk defa dinlediğin bir şiir gibidir.
Ben de seni öyle yazıyorum.

Aşk yolu dikenli güllerle dolu.
O yolda
ne gidilir,
ne dönülür,
ne de durulur.

Bir gülü tutmak istersin,
dikeni eline batar.
Koklamak istersin,
burnunun direği sızlar.
Bağrına basmak istersin,
yüreğin kanar.

Ama gül,
solsa da,
canını yaksa da…
anıları hep ilk günkü gibi tazedir.

Anlatamazsan da,
Mecnun için gül her zaman güzeldir.
Üstüne başka gül koklanmaz.
Gül, dikeniyle birlikte sevilir.
Sebepsiz… karşılıksız…
Ve ömürlük…

Şimdi sol yanımda bir gül bahçesi var.
İçinde yalnızca bir gül.
Ve o gül, bana
yeryüzündeki bir melek gibi görünür.

Erdin Şallıel
Kayıt Tarihi : 29.1.2026 17:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!