Giderken tutamadım gözlerimdeki, üreğimdeki ruhunu… sen giderken gülümseyemedim özür dilerim sevgilim.Seni bir bedenden ibaret olarak göremedim başkaları gibi meleğim. Beni ben yapan senmişsin anladığımda dünya kayboldu içimde, bende senin içinde…
Sen hiç ağladın mı benim kadar, kan geldi mi gözlerinden?
İçmekten böbreklerin iflas etti mi?
Unutmak için sevdiğini yüreğini sökmek istedin mi peki?
Beyninden atmak için sevdiğini uyuşturucuya boğdun mu zihnini ciğerlerini?
Boş ver bunları düşünme olur mu sevgilim? Ben meçhulde kalmış bir ruhum değmez zaten.
Seni ne kadar çok sevmişim, Seni sindirmişim tüm hücrelerime, dokularıma işlemişim. Sen gittin ben hep kanadım. Oysa ölüm bu kadar acıtmaz insanı biliyor musun? Sen her aklıma geldiğinde ben öldüm biliyor musun? Yokluğun sonsuz ölümlerime, dirilişlerime gebe ve ben her doğuşumda, aldığım her nefeste seni çektim ciğerlerime gözlerim yandı ciğerlerim kanadı ve ağladım yeniden ölene kadar…
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta