Kalıpsızlık her kalıba oturmakla mümkün, tek kalıpla tek kişilik ancak bencilleşmemize, bu bencilleşme de bizi Allah’ tan uzaklaştırmaya ve savrulmuş insan profili ortaya koymamıza iter.
Allah kalıpsızdır, lakin her kalıpta mührü vardır. Teşbih ve tenzihin birleştiği, iki denizin birleşmediği lakin iki denizin de aynı kaynaktan beslendiği yerde birleştirmiş oluruz.
Susuz çöllerde ne kadar gezinirsek çölün çirkefliğini, suyun azizliğini o zaman anlarız.
Kilitlenmiş akıllarımızın dehlizlerine inmeyi başarırsak kilidin ne demek olduğunu, tükenmez ve bitmez hazinenin içten çıktığını, bilinmezliğe giden yolda hû nun sırrını karanlıkta , çöllerde yanmakla olduğunu ,teslimiyetin manasını yine hû ile görürüz.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta