ben susmaları senden öğrendim sevgili
benim dünyamda susmak yoktu daha önce
içim içime sığmazdı
tutamazdım hiç birşeyi
hatta kimseyi
senin enginliğinle karşılaşınca
duruldum biriktirmeye başladım her şeyi
seninle yan yana gelmek yetmiyordu
gözlerinde içeriye girip tüm hücrelerinde dolaşıyordum
usul usul akıyordum kanında
sen olmak senin olmak
ikinci bedenimin verdiği sarhoşluk
bu kendinden geçiş bu mutluluk beni yeniden var ediyordu
heybetli çınarlar gibi asil ve hayranlık uyandıran duruşunla ruhunla
kısa ama beynimden kalbimden vuran cümlelerinle sen
beni bu dünyadan koparıyor
yeni, dokunulmamış,bilinmez diyarlarda keşfe çıkarıyordun
günbatımlarının yitip giden burukluğunda
gitmelerin hüznü yankılandı içimizde
titrer olduk o yaz gecesinde
bakışlar düştü daha bir karanlık oldu dünya
mumun ölmeden önce o son ışığı gibi
hayat çekildi zaman durdu
rüzgar dokunduğunda tenimize
uyanmak istenmeyen rüya misali
sarılıp öpüştük bir kaç aşk sonrasına
02 ağustos 2010 17:03
Mehmet Yılmaz AkKayıt Tarihi : 2.8.2010 17:09:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!